Installieren Sie die genialokal App auf Ihrem Startbildschirm für einen schnellen Zugriff und eine komfortable Nutzung.
Tippen Sie einfach auf Teilen:
Und dann auf "Zum Home-Bildschirm [+]".
Bei genialokal.de kaufen Sie online bei Ihrer lokalen, inhabergeführten Buchhandlung!
Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokaklari dolduran adamlar? Bu koca sehir, ne kadar birbirine yabanci insanlarla dolu. Sevisemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren sehirler yapmislar? Aklim ermiyor. Birbirini küçük görmeye, bogazlasmaya, kandirmaya mi? Nasil birbirinden bu kadar ayri, birbirini bu kadar tanimayan insanlar bir sehirde yasiyor? Denizi, vapuru, adasi, mahalle kahveleri, salas meyhaneleri, bohem pasajlari, Ermeni balikçisi, topal martisi, Lüzumsuz Adam'i, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynastigi günbatimlari, gün dogmadan sokaklari dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurlari, raki sisesinde balik olan sairleri, neseli kumpanyalari, sokaklari utangaçça adimlayan yoksul çocuklari, gayrimüslimleri, yalnizligina ortak ettigi küçük insanlariyla Istanbul'u yazdi Sait Faik, Istanbul oldu.
Sait Faik Abasiyanik, 18 Kasim 1906'da Adapazari'nda dogdu, çocukluk yillarini Karamürsel ve Adapazari arasinda geçirdi. Ilkokula Rehber-i Terakki'de baslayan Sait Faik, ailesinin Istanbul'a tasinmasiyla Istanbul Erkek Lisesi'ne devam etti. Ancak toplu bir disiplin cezasi nedeniyle Bursa Erkek Lisesi'ne nakledildi ve 1928 yilinda buradan mezun oldu. Ilk öyküsü "Ipekli Mendil"i Bursa'da, bir edebiyat dersi ödevi olarak yazdi. 1929'da "Uçurtmalar" baslikli yazisi Milliyet gazetesinde yayimlandi. Istanbul Darülfünunu'nda (günümüzde Istanbul Üniversitesi) birkaç yil edebiyat okuduktan sonra Fransa'ya giderek Grenoble Üniversitesi'nde bir süre egitim aldi. Ancak akademik disipline pek de uygun olmayan mizaci, onu bambaska yollara sürükledi. 1934'te Istanbul'a döndü ve öyküleri Varlik, Agaç, Servetifünun-Uyanis, Ses, Yeni Ses, Yaprak, Yenilik gibi dergilerde yayimlanmaya basladi. Ilk kitabi Semaver, 1936'da yayimlandiginda Türk hikâyeciligine yeni bir soluk getirmisti. Ardindan Sarniç (1939) ve Sahmerdan (1940) gibi eserleriyle edebiyat dünyasinda kendine özgü bir yer edindi. Babasinin 1938'de vefatindan sonra, annesiyle birlikte Burgazada'daki köske yerlesti. Bu küçük ada, onun edebiyatindaki insan ve doga gözlemlerinin en büyük ilham kaynaklarindan biri oldu. Istanbul'un kenar mahallelerinden balikçilara, esnaftan ada sakinlerine kadar herkes, onun öykülerinde birer kahramana dönüstü. 1940'li yillarda siroz hastaligina yakalanan Sait Faik, bu zor sürece ragmen yazmaktan vazgeçmedi. Öykülerinde Istanbul'un ve insaninin renklerini anlatmayi sürdürdü. 1953'te Amerika'daki Mark Twain Dernegi'ne onur üyesi seçilerek uluslararasi takdir kazandi. Ancak yasami, 11 Mayis 1954'te, henüz 48 yasindayken sona erdi. Vasiyetiyle eserlerinin telif haklarini ve malvarligini Darüssafaka Cemiyeti'ne bagisladi. Onun anisini yasatmak amaciyla 1955'ten itibaren "Sait Faik Hikâye Armagani" düzenlenmeye baslandi. Bu ödül, Türk öykücülügüne yillardir degerli isimler kazandirmaya devam ediyor.