Installieren Sie die genialokal App auf Ihrem Startbildschirm für einen schnellen Zugriff und eine komfortable Nutzung.
Tippen Sie einfach auf Teilen:
Und dann auf "Zum Home-Bildschirm [+]".
Bei genialokal.de kaufen Sie online bei Ihrer lokalen, inhabergeführten Buchhandlung!
Ihr gewünschter Artikel ist in 0 Buchhandlungen vorrätig - wählen Sie hier eine Buchhandlung in Ihrer Nähe aus:
Anlamak sorularla baslar. Tarih disiplinin sordugu baslica soru ne oldu ve nasil oldu sorularidir. Nicinneden oldu sorusu tarihin dolayli olarak ele aldigi bir sorudur. Ancak esas olarak tarihi bugüne tasiyan soru bu sorudur.
Bu kitabin salt bir tarihsel döküm, kronolojik hikaye anlatimi olmadigini daha en basta itiraf etmek gerekir. Evet, büyük oranda bunu yapacaktir ancak bu döküm ve kronolojik anlatiya gerek tarih felsefesi anlaminda gerekse de siyaset felsefesi ve siyasi tarih anlaminda bir yeniden okuma ve ters yüz etme cabasi da eslik edecektir. Daha ilk bölümlerden itibaren okuyucunun zihninde birtakim sorularin olusmasini amaclayan bu metin, elbette ki sayfalari boyunca kendi cevaplarina da isaret edecektir. Ancak temelde gerek sorulari gerekse de vermedigi cevaplari ile okuyucuyu bas basa birakmayi amaclamaktadir. Hatta bir anlamda sorulmayan, gözden kacan bazi sorularin bizzat ve dogrudan okuyucu tarafindan sorulmasini ümit etmektedir.
Kitap tartisma ve degerlendirmelerini antik uygarliklardan baslatmis ve yirminci yüzyilin hemen basina, iki büyük dünya savasinin hemen öncesine kadar getirmistir. Bu noktanin, bitis noktasi olarak tercih edilmesinin temel nedeni, buraya kadar olan dönemin artik modern dünyanin sekillendigi, temel askeri, siyasi ve ekonomik iliski bicimlerinin, kurumlarinin ve kavramlarinin istikrar ve kararlilik kazandigi; dahasi bu döneme kadar olan siyasal gelismeleri belirleyen öncüllerin, egilimlerin ve yasalarin ortaya konmus olmasidir. Giristeki epigrafta da ifade edildigi üzere tarih, herhangi bir genislikte yazilabilir. Nitekim gerek uygarlik tarihi gerek dünya tarihi ve gerekse de siyasi tarih basliklari ile kaleme alinan cok sayida kitap, ele aldiklari konulari farkli hacimlerdeki bir muhteva ile ele almaktadirlar. Üc yüz, dört yüz sayfadan bin sayfaya kadar degisen iceriklerle kimi genel hatlara isaret ederken kimi oldukca ayrintili incelemelerle okuyucunun karsisina cikmaktadir. Bunun yani sira, her ne kadar her kitap genel okuyucuya hitap etse de yine bu tarz kitaplarin özel olarak odaklandiklari bir okuyucu kitlesi de söz konusudur. Ve dogal olarak bu durum söz konusu kitaplarin muhtevasini da sekillendirmektedir. Elinizdeki kitap da bu acidan bakildiginda esasinda hem genel okuyucuya ve onun ilgisine hitap etmekte hem de özel olarak belirli bir okuyucuyu da hedeflemektedir. Siyasi tarih konusu özellikle Türkiyede uluslararasi iliskiler disiplini cercevesinde ele alinan ve degerlendirilen bir alt disiplindir. Dolayisiyla bu konudaki metinlerin icerigi de buna göre sekillenmektedir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, siyasi tarih, uluslararasi iliskiler disiplininin konusu oldugu kadar siyaset bilimi, siyaset teorisi ve siyaset felsefesinin de ilgi alanina girer. Örnegin Ortacagda degisen siyasal dizgeyi, mesela egemenlik kavramini, mutlak monarsilerle yeni iktidar anlayisini ve buradan ulus devlet kavramina gecisi felsefi ve teorik olarak incelemek, ayni zamanda tüm bu kavram ve tartismalarin ortaya ciktigi baglami da ele almayi gerektirir. Bu nedenle tüm bu konular siyaset bilimi ve siyaset teorisi baglamina da tekabül edecek sekilde de ele alinmasi gerekir.